2020 yılında Tunceli’de kaybolan ve halen bulunamayan Gülistan Doku’nun soruşturması, her geçen gün yeni ayrıntılarla daha da karmaşık bir hale geliyor. Uzun süredir devam eden soruşturma kapsamında, olayın organize bir suç şebekesi tarafından gerçekleştirildiği ve arka planda güçlü bir ilişki ağı bulunduğu yönünde güçlü kanaatler oluştu. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan sevk yazısında, olayda kullanılan yöntemlerin ve delillerin detaylı incelenmesiyle birlikte, kamu gücünün kötüye kullanıldığı karanlık bir yapıdan söz ediliyor. Bu yapı içerisinde, kamu görevlilerinin de yer aldığı ve çeşitli suç unsurlarını barındıran ciddi bir şebekenin iş birliği yaptığı belirtiliyor.
Sevk yazısında özellikle eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, olayla ilgili suçlamalar kapsamında önemli bir rol oynadığı vurgulanırken, Sonel’in mesaja dayalı iletişimleri ve talimatlarının hukuk dışı ve gizli ilişkilerin göstergesi olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, olayın sadece basit bir kayıp vakası değil; birçok suç fiilini içeren organize bir yapının parçası olduğu ciddi delil ve bulgularla destekleniyor. Bu yapı, suç örgütü üyelerinin birbirleriyle kurduğu gizli iletişim ve koordinasyonlar sayesinde olayın örtbas edilmesine ve suçların gizlenmesine çalıştıkları iddia ediliyor.
Olayın çok daha büyük ve karmaşık olduğu ortaya çıktıktan sonra, soruşturma kapsamında 28 kişi gözaltına alınarak tutuklandı. Bunlar arasında, Gülistan Doku’nun ailesiyle ilişkili kişilerin yanı sıra, devlet görevlileri ve çeşitli zanlılar bulunuyor. Zanlıların suçları ise; cinayet, delil karartma, cinsel saldırı ve suç delillerinin yok edilmesi gibi ağır suçları içeriyor. Bu gelişmeler, Doku vakasının arka planındaki karanlık ilişkileri ve sistem içindeki sorunları gündeme getirirken, hukuki süreçlerin ilerleyen dönemlerde daha da derinlemesine soruşturma ve değerlendirmelerle devam edeceği öngörülüyor.
