İki yılın ardından Naklevi olayda yeni bir döneme girildi ve Gülistan Doku’nun kayboluşuyla ilgili detaylar yeniden gün yüzüne çıktı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, olay gününde görev yapan tüm zırhlı araçların detaylı incelemesini talep etti. Bu kapsamda, araçların seyir ve görev emirleri ile plakaları ve renkleri gibi ayırt edici özellikleri ile birlikte personele ait isim listeleri de araştırmaya dahil edildi. Diyarbakır, Erzurum veya Elazığ gibi farklı illerde kullanılabilen bu araçların, kayboluş sırasında hangi rotalarda olduğu ve olay yerine yaklaşırken veya uzaklaşıp uzaklaşmadıkları detaylı şekilde ortaya çıkarılmak istendi.
Bu adım, olayın seyrini anlamak ve Gülistan Doku’ya ait izlerin tespit edilmesi amacıyla oldukça önemli. Gülistan’ın kaybolduğu günlerde görevli araçların, rutinin dışında başka noktalara gidip gitmediği ve bu süreçte farklı bir faaliyet halinde olup olmadıkları araştırılıyor. Ayrıca, bölgedeki yer altı görüntüleme sistemleriyle, olayın gerçekleştiği alanlarda ve araçların geçtiği güzergahlarda detaylı taramalar yapılıyor. Bu çalışmalar, Gülistan’ın cenazesine dair ipuçları veya kayboluşu ile ilgili yeni delillerin ortaya çıkmasına imkan sağlayabilir.
Bu gelişmelerin yanı sıra, olayın tüm yönleriyle araştırılması kapsamında kaçak ve gizli faaliyetlerin incelenmesine devam ediliyor. Gülistan’ın son görüldüğü anlar ve kaybolduğu gün yaşananlar, bölgedeki sınırların ve güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesine neden oluyor. Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’ndan uzman ekipler, yer altında, göl ve ormanlık alanlarda yürüttükleri detaylı taramalarla, inançlarına ve doğa yapısına uygun dedektör ve görüntüleme cihazlarıyla olası izleri takip ediyor. Bu çalışmalar, Gülistan’ın akıbetine ışık tutmayı amaçlıyor ve olayın çözümlenmesine yönelik önemli bir adım olarak görülüyor.
